Türkiye'de ilk defa yapılan Minikler ve Yıldızlar şov dans yarışması genel olarak ! düzenli ve organize bir ortamda gerçekleşti. TDSF Başkanı Tolgahan Çinkitaş'ın Şov Dans altyapılı bir dans adamı olmasından sebep olsa gerek organizasyon, işleyiş akıcı idi. Gereksiz ve açıklamasız aralar , molalar gecikmeler aksamalar olmadı. Birkaç nokta hariç..

Sayın Çinkitaş'ın çok kısa süre içinde duyurusu yapılan "Türkiye şampiyonasına bu denli katılımı beklemediğini, grupları görünce şaşırdığını" ifade eden konuşmasıyla başlaması, manidardı. Madem çok az bir katılım bekleniyordu ne için bu kadar apar topar bir Türkiye şampiyonası yapıldı.? Madem apar topardı da nasıl bazı kulüplerin 7 ekibi vardı ? şaşırtıcı ! düşündürücü ! Aslında Türkiye Şampiyonası tabi çok önemli bir organizasyon. Keşke duyuru çok daha önceden yapılsaydı katılım daha geniş olabilseydi. Salsa , Dans sporu, standart salon ve tango ile uğraşan pek çok kulüp eminim çocuk dansçılarından çok kısa sürede gruplar çıkarabilirlerdi. Nitekim bizim çocuklarımızın hepsi dans sporu yarışmacısı ve öğrencisi olmakla beraber 10 günde çok da eğlenerek bir düzenleme yaptık. İstanbulda yapılan bu şölene iştirak etmemek olmaz diye düşündük.
Tüm gruplar ve çalıştırıcıları kuliste bekletilerek grup girişlerinde yaşanabilecek karışıklıklar önlendi. Gösterisini yapan grup kendileri için ayrılan tribünlere yönlendirildi. Katılımın çocuklara yönelik olması sebebiyle çok ciddi bir izleyici kitlesi vardı. Çok uzun zamandır salonları böyle dolu görmediğimizden gerçekten sevindirici idi. Grupların akışında, müziklerde hiç bir aksaklık olmayışı, gayet düzenli ve çoşkulu götürdü yarışmayı. Bu nokta da salon yönetmenini tebrik etmeli gerek diye düşünüyorum.

Minikler 1 grubunun sene sonu rontları tadındaki gösterileri içimizde çelişkiler yaşamamıza sebep olsada görüntüler çok renkli ve canlıydı. Yaşlar büyüdükçe muntazam dans showları ilgiyi artırdığı gibi tatlı rekabetide beraberinde getirdi. Branşın farklılığı sebebiyle piste olan tüm klüpler TDSF çatısı altında neredeyse ilk kez görünüyorlardı. Keza neredeyse dansçıların tamamı da ilk kez dans sporları federasyonu lisansı ile yeni kimlik kazanmışlardı. Sunucumuz sahneye hakimdi. Ancak anlayamadığımız sunucunun mu yoksa yönetimin mi eksiği olduğunu bilemediğim bir konu var. Gruplar sahneye sadece sırt numaraları ile çağrıldı. Ne kulüp isimleri, nede kayıt sırasında talep edilen grup isimleri anons edilmedi. Belkide 24 grubun 7 sinin aynı kulüpten olduğunun deklare edilmesi istenmedi, bilemiyorum. Halbuki grupların kulüpleri ve grup adlarıda zikredilseydi yeni kulüpleri duyacak ve memnun olacaktık. TDSF çatısı altında kulüp ve sporcu sayımız ne kadar artar ise bu yolda döktüğümüz ter o kadar anlam kazanacak.
Akış iyiydi hoştu yarışımada zamanında başlamış aksamadan ilerliyordu ilerlemesine amaaa ilk tur performanslar sergilendikten sonra eleme sistemi hakkında öğrendiğimiz uygulama, alışkın olmadığımız bir finale varış maratonunun habercisiydi. Tüm sergilemelerin ardından ilk 6 açıklanacak ardından sayı 3 e inecek ve dolayısıyla ilk 3'e kalan grup provalar dahil 4 kez dans etmek zorunda olacaktı. Ki aynen uygulama böyle gerçekleşti. 4 branş tan 3 er grup ( hadi 3 olsun yıldızlar 2 de tek grup vardı ) defaten dans etmek zorunda kaldılar. Her performansı aynı enerji aynı mükemmellikle sergilemelerini istediğimiz dansçıların yaş ortalaması 10 du. Free style da eleme usülü 12 - 6 - 3 biçiminde uygulanıyor olabilir. Lakin bu uygulamayı yaşları 3 ila 13 arasında değişen çocuklara, pazar günü uygulamak ne kadar doğrudur, tartışılır. 17 de bitmesi öngörülen yarışma 19.30 da ancak sonlanabildi.
İlk 3'e kupa madalya uygulaması olduğu gidişattan belli olduğundan ilk 6 ya kalamayanlar ve ardından ilk 3 e giremeyenler salonu terketmeye başladılar. Bu aşamada salona can alıcı bir anons yapıldı. " Yarışmacılara duyuru ! yarışmaya katılan tüm sporculara madalya verilecektir lütfen salonu terketmeyiniz" !!!! tüm sıralamanın açıklanmayacağını bilmemize rağmen çocuklarımızın madalya alacağız beklentisiyle bakan gözlerine yenik düşerek bekleyeyazdık. İlk 3'e giremeyen ama ilk 6 da yer alan tüm grupların dilinde ve yüreğinde aynı cümle yer alıyordu " Türkiye 4. olduuukkkk" kimbilir ? kim bilebilir ?
Puanlama sistemi TDSF' nin Eskişehir, Bodrum ve Bursa salsa, dans sporu yarışmalarında olduğu gibi yine scating olmadan derecelendirildi. Yarışmanın tüm sonuçları nasıl, ne zaman ilan edilir bir başka baharı mı ? o zamana dek 4.lük hayaline devam. Türkiye 4.süyüz !
Gelelim yarışmanın en can yakan ve asıl her branşta herkesin sıkıntısı olan konuya. Yarışma sonunda tüm salonun Minikler 2 kategorisinde nerdeyse eş 2 birincilik adayı vardı. Biri MADY dansın bembeyazları, diğeri Ankara'dan gelen TAB SANAT'ın tabiri caiz ise sarı fırtınaları. Nerdeyse tüm yarışmanın 24 grubun en iyi iki takımıydılar. Herkes birinin 1. diğerinin 2. olmasını bekliyordu. Beyaz yada Sarı her iki taraf da birbirini biraz kıskançlıkla, birazda hayranlıkla takip etmişti.

TDSF' nin bu aşamada yaşadığı en büyük sıkıntı yine ve yeniden başka bir branşta ortaya çıktı maalesef. Hakemlerin, antrenörlerin tecrübesizlikleri, hakimiyetsizlikleri yine can yakmıştı. Polis çağırılmasına dek gelişen tartışmalar neyse ki sadece ağız kavgasıyla sonlandı. Kişisel husumetler konu edildi, karşılıklı hakaretler edildi.
Ertesi gün bu olaya dair öğrendiğim mevzuu ise Mady Dansın koreografisinin tamamen kopya olduğu, İngilteredeki yetenek sizsiniz yarışması birincisi grubun dansının ( yarışma adı konusunda yanılıyorsam af ola ) olduğu ve bu yüzden birinci olamadıkları idi.

Yok eğer bu söylem sadece arkasına sığılan bir kılıf ise o da dansı ve sporu afedilemez boyutlara taşır. Şeffaflığın olmadığı mecrada her türlü söylem her türlü sövmeye dönüşür.
TDSF sitesinde aradım ama bulamadım. Free Style kural kitapçığı var mıdır ? bireysel ve grup yarışanlar için ayrı kurallar nasıldır? grup katılımlarında bireysel figürler sergilemek ne kadar etiktir ? puanlamalarda nelere dikkat edilir ? özgün koreografi, sahne kullanımı, müzik dans kostüm uyumu , figürlerin bütünlüğü ve kordo sunumu ne kadar önemlidir? neşeyi yansıtmak, mekanik dansetmek ne derece hakemi etkiler ? gibi onlarca soruyla sonlanmış bir sonuçla karşı karşıya kalmak maalesef daha ilk yarışmada onlarca sorunu ve soruyu beraberinde getiriyor.
Çeşitli mecralarda bahsedilen sistem bütünlüğü, sürekliliği, sürdürülebilirliği ve yerleşikliği işte tam da burada karşımıza çıkıyor. Maalesef ülkemizin temel sorunlarından biri temelsizlik. Temel olmadan bina inşa etmekle sistemi oturtmadan yarışma yapmak aynı şey. Sporda çizgiler vardır, eğriler değil , siyah yada beyazdır gri değil. Kural varsa uygulanır, kural yoksa kural olmadan adım atılamaz. Atıldığı zaman işte o gün yaşandığı gibi pek çok can yanar pek çok husumet körüklenir ve çatışmanın sonu gelmez.
Sonuç olarak bu alanda bir yarışma düzenlemek son derece iyi bir gelişme. Yarışmanın akışıda tüm olumsuzluklara rağmen tatminkar. Gelgelim oldu bittiyle yapılan, hatır gönül ilişkilerini öne çıkaran ve belli kesimleri mutlu etmeye yönelik bu yarışmanın üzerine çocukların gözyaşları düşmüştür.
vebali o yaşları akıtanlara.....
PLAKET TÖRENİ |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder