26 Ağustos 2017

SHALL WE DANCE / AŞKA DAVET FİLMİ




Ne kadar uzun zamandır seyretmediğimi ( belki de 2004/2005 yıllarıydı ilk ve son seyredişim ) düşünüp yeniden seyrettim Aşka Davet / Shall we Dance filmini.

Eşli dansların büyüleyici, eğlendirici ve felsefi yanı ile dalıp gidip, yine yeniden danssızlığıma üzüldüm. :)  Farklı branşlarda yıllarca dans edip tam eşli danslarla tanıştığım 2006 yılında sakatlanmış olmak hayatın cilvesi olsa gerek. İçimde uktedir tango, vals yada cha cha cha yapamamak halen.

Kimi kahkahalarla kimi naif bir yarım dudak gülümseyişle çokça da kıskanarak seyreyledim Richard Gere'i ve Jenifer Lopez'i. Özellikle Amerikan sinema endüstrisindeki rol alan aktör ve aktrislerin kişisel kabiliyetlerine şapka çıkarmamak mümkün değil. Dans etmek, şarkı söylemek alt yapıları yoksa bile bunlar için aylarca eğitim alıp bu yetilere muktedir hale gelebilmek mesleklerine duydukları saygı ve  sevgi elbet. Hiçbiri profesyonel dansçı olmayan Richard Gere, Stanley Tucci, Lisa an Walter, Boby Cannavale Omer Benson'un performansları harika. Ama özellikle Jenifer Lopezin  dans becerisine, doğal Latin ateşine hayran kalıyorsunuz.

Dansın iyileştirici gücünü, duruşunuzdan gülüşünüze özellikle de yüreğinize dek sizi yenileyişine film boyunca tanık oluyorsunuz.
Dans salonlarının genişliği, ferahlığı, amatörlerin yarışmalara teşviği, dans geceleri, dans öğretmenlerin dansa olan sevdaları ve tabi ki şahane müzikler..
İnsanın içindeki sevince ulaşması dans..
İçindeki ateşi yakması dışa yayıp çevresine pozitiviteyi aşılaması.
İkili tüm ilişkilere ve insanın monoton hayat akışına  olumlu yansıyışı  öyle güzel anlatılıyor ki filmde. Adım adım her sahnede artan neşeyi, yaşama sevincini hayata gülümseyerek ve umutla bakmayı sıcacık içinize işletiyor.

Film boyunca  "evet ya bu özgürlük bu içsel özgürlük yaşanabilmeli şehrimde de, ben de gidip aptal ve komik adımlardan temkinli disiplin adımlara ve duruşlara kavuşmalıyım. Kendimi sevmeliyim. Mutlu olup mutluluk saçmalıyım "diyorsunuz.. Film bittiğinde kalkıp bir kurs bulasınız geliyor. Tıpkı filmde ki danstan büyülenen ve son perde de dansa başlayan dedektif gibi.



   seyretmeden geçmeyin videoyu 

Rumbadaki aşkı tasvirleyen ve valsin çerçeve - resim benzetmesini yapan  Lopez'in  dansın özünü aşkla anlatışına bitiyorsunuz.

Richard Gere ve  Lopez' in tango sahnesi kışkırtıcı ve  büyüleyici. Ölmeden böyle bir tango yapmayı çok istiyorum bir de elbette VALS :) 😉
Ne sakat dizlerim, ne ilerleyen yaşım buna mani olmayacak.... 😍

ya bakalım ne zaman bu hayali gerçeğe çevirebileceğim. 😄




Dans yolunda yürüyen tüm dans severlere ve tüm Türk eşli danslar icraatçılarımıza yeniden teşekkür ediyorum. Bizi Eşli danslarla tanış edip vesile olan her dans adımına  selam olsun.

Daima Dansla kalın. Dansla kalalım.

13 Mart 2017

2.İDA KUPASI VE SENIOR DANSÇILAR

ÖNCE DELİKANLILAR, GENÇKIZLAR 



Standart salon dansları hangi yaşta olursa olsun her kadını büyüleyen, imrendiren hayallere daldıran danslardır. Ülkemiz erkeklerinin salon danslarına olan ilgisizliği ortada. Kendi düğünlerinde sadece orada olmanın gerekliliği ile diğer düğünlerde de laf olsun diye iki sallanmadan ibaret pistte durayazarlar. Dans öğrenmeyi kadınsı ve gereksiz bulduklarından biz yurdum kadınları iç geçirerek hayal kurarak seyrederiz Valsleri, Foxtrotları, Salon tangosunu. 

Antalya - Muratpaşa Belediyesi Başkanı Ümit Uysal katkısı ile Sevgili Gazi ve Elif Umduyla harika bir oluşuma adım atmış. Belediye cafe tadında yaşlılar evleri  yaparak sosyal yaşama destek olmuş. Zeka oyunları, resim vb alanlarda yaş almış insanlarımıza zihinsel aktiviteler yapmaya başlamışlar. Gazi ve Elif ise bu zihinsel aktiviteye, bedeni de dahil ederek dans'ı taşımış bu güzel hayatlara. 
Önce bir proje olarak düşünülmüş bu dans dersleri. Amaç  2016 Gloria Senior yarışmasına Türk Senior dansçılar olarak katılmakmış. Ülkemizde Standart salon danslarında çok az sporcumuz var. O da gençlere dek olan kategoride. Büyükler kategorisinin hiç bir yaşında zaten olmadı sporcumuz. Yeni yeni olanların yanında senelerce Berk Kaya ve Yasemin Karaduman tek temsilcilerimiz oldular.  

8 çift bu projeye gönülle başlamış. Belediye kostüm sponsorluğunu üstlenerek bu şahane çiftleri Gloria Seniorde yarışmaya katmışlar. Birazda  klasmanlarındaki sporcu azlığı sebebiyle madalya ile evlerine dönmüşler.

Lakin mutlulukları, şevkleri ve Gazi ile Elifin güzel gönülleri bu girişimi sonlandırmaya elvermemiş. Takım bu performansa devam kararı almış. Önce Adana etap yarışmasına son olarak da İzmir etap yarışmasına katılmışlar. 9 çift olan sayı 19 olacak diyor Gazi Umdu. 10 çiftimiz daha hazırlanıyor der. Bu güzel insanlarla tanışamadığım için üzülsem de en kısa zamanda hepsiyle tanış olmak istiyorum. Gazi ve Elifin mücadeleleri ve bu güzel insanların başarıları harika. En gencimiz 60 yaşında diyor Gazi. Hepsi birbirinden heyecanlı, mutlu ve tutkulu diyor. 

Hayat, aldığımız keyifle, verdiğimiz neşeyle yaşanısı ve değerli. 

Önce bu ruhu gencecik insanların cesaretini ve güzelliklerini takdir ediyorum. Her yaşta her şeye hatta dansa dahi başlanabileceğinin şahane yürekleri bu insanlar. Beden yaşının getirdiği sorunları görmezden gelerek pistte süzülüyor ve adrenalin ile hem bedenlerini hem ruhlarını daha da gençleştiriyorlar. Ülkedeki çok fazla gençten çok daha GENÇ oldukları da su götürmez bir gerçek bence. :)   Yıllarca seyircilerimizin çoğunluğu minik sporcuların ebeveynleri ve büyükdede, büyükanneleri idi. Güzelliğe bakın ki bugün torunlar seyirci oluyor. Evlatlar bu kez anne babalarını seyretmeye geliyor. Enteresan ve şahane bir detay da bu çiftlerin yaşamlarında bir çift olmamaları. Herkesin beklediği üzre bu yaş grubunda dans edenler evli çiftlerdir beklentisi yanında tüm çiftler arkadaş. Gazi'den İstanbul yarışmasına gelemeyeceklerini üzülerek öğreniyorum dolayısıyla Mayıs ayında Bodrum yarışmasına sadece bu çiftleri seyretmek için gidesim var. 

Sonra Gazi ve Elif' in ve Muratpaşa belediyesinin bu harika çalışmasını kutluyorum. Medeniyetin, sevginin, yaşamın, pırıl pırıl renkleri olan bu insanları kucaklıyorum. Ülkemizde çok güzel şeyler de oluyor. Bilip sevinmek de ayrı şükür vesilesi. Ve Senior kategorisinde, dansa başlasam mı dedirtiyor :)  


ŞİMDİ 2.İDA KUPASI






Gidemediğime hayıflandığım yarışmalardan biri oldu 2.İda kupası. İzmir Dans Atölyesinin organize ettiği Dans Sporu etap yarışması amatör ruhla yapılmış, çok profesyonel bir yarışma olmuş. Gidemesem de canlı yayın olan tüm yarışmaları internetten takip ediyoruz. Işık, ses, organizasyon, katılımcı boyutları ile 2.ida yarışması Uluslararası yarışmaları aratacak düzeyde idi. Canlı müzik performansı muhteşemdi. 




Sahne oturma düzeni, ışıklandırma bir ulusal yarışmada görmeyi arzu ettiğimiz kriterde idi. Bu yarışmaya katkısı olan maddi manevi destek olan herkesi tebrik etmek gerekiyor. Başta Karşıyaka belediye başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar ve İDA dans / Ilgaz Gürkan Görmez çıtayı çok yükselttiler. Etap yarışmalarında herkesin beklentisi artık bu düzeyde olacak. 

Bu yarışma ile gün ışığında parlayan gelişmeler, yarışma organizasyonu, 200 çiftin katılımı, senior branşları ve miniklerden itibaren seyrettiğimiz sporcuların büyükler kategorisinde kürsüyü paylaşmaları Sporumuza olan umudumu artırtı. Emeği geçen  her  dans dolu  yüreğe teşekkür ediyorum. 






10 Mart 2017

2. İDA KUPASI / MİNİKLERDEN YETİŞKİNLERE

fotoğraf Candan Tırtıl

Her sezon onlarca minik ve büyük sporcu, E klas  kategorilerde  dansa başlıyor. Heyecanla, umutla, çoşkuyla...
Sporcu heyecanlı, Antrenör umutlu, Veli çoşkulu...

Branş canlı, cezbedici, çoşkulu, neşeli ve ışıltılı. Şıkır şıkır capcanlı bir ortam. Büyüsüne kapılan partneri de bulan E klas ile pistte.
sonra? sonrası yüzlerce E klas sporcu geçmişi. Dans sporuna devam etmek, çok meseleyi yürütmek demek. Önce partner sürekliliği olacak. Sonra Türk eğitim sistemi izin verecek ( ki vermiyor...) maddi imkanlar elverecek. Çünkü klasman atladıkça hoca ders ve kostüm masrafları katlanıyor. Ve sporcu ile velisi sebatkar olacak. İş böyle olunca büyük heveslerle başlanan spor anı olarak hafızalarda kalıyor. Ya da benim gibi partner ve eğitim dertleri sebebiyle dansı bırakmak zorunda kalan sporcunun ebeveyninin kulübü ve bloğu dünya zamanında salınıyor. :)

2007 de tanış olduğum Dans Sporu ile 10. yıla giriyorum. Son İda yarışması yetişkinler finali beni hem çok duygulandırdı hem de her olumsuzluğa rağmen umutlandırdı. Ülkenin Dans Sporu geçmişi malum çok yeni. Bu sporun yeşerdiği ve geliştiği yerlerin Üniversiteler olduğu düşünülürse alt branşlardan üstlere sporcu yetişmesi yeni yeni gerçekleşiyor. Bir iki sene öncesine dek Yetişkinler sınıfında sadece +18 den sonra dans sporuna başlayan sporcular bulunurdu. Bugün yarışmayan Canberk Sayın ve Selin Kahraman çifti için yetişkinler arasında " büyümeseler keşke yıldızlar ve gençlerden sonra yetişkinler kategorisinde de kürsüden inmeyecekler" diye şakalaşılırdı. Aslında müthiş güzel bir şeydi bu. Çocukluklarından beri dans eden temel adımla başlayan bu gençler elbette yetişkinler kategorisinde de yeni başlayanların çok çok önünde olacaklardı ki zaten spora çocukluktan başlanmasının amacı da güzelliği de budur.

İda kupasının latin finalinde ki 6 çiftin 5 çiftindeki sporcular minikler, yıldızlar, gençler kategorisinden adım adım büyüyen dans eden sporcular. (6.çift için yanılıyorsam afola :) )  Tablo çok gurur verici olmakla beraber eksik. Keşke onlarca sporcu bu sporu bırakmak zorunda kalmasa yada bırakmasa. Zenginliği hem alttan yetişenlerle hem mevcutlarla devam edebilse.

fotoğraf Candan Tırtıl
Dans sporu tıpkı diğer spor branşlarında olduğu gibi minik takımlardan yetişkinlere sporcu yetiştirmekle rüştünü ispat etmiştir kanımca. Emek, inanç, zaman, çalışma ve ter ile yoğrulmuş bir final ekibi seyrettik. Dansa ara verse bile  vazgeçmeyende, sonradan başlayan da sekiz dokuz yaşından beri danstan hiç kopmayan da aynı pistteydi.

Uluslararası arenaya sporcu yetiştirilebileceğinin en büyük kanıtıdır Taha Batu Çoşar  Oleksandra Shanko çifti  ve Star dans kulübü. Her bir sporcunun her antrenörün ve her velinin emeği ile Miniklerden / Yetişkinlere sporcu yetiştirebilen bir branş olabilmiştir Dans Sporu. Üstelik Türk kültürüne farklı bir spor dalında  ve Dünya sıralamasına sporcu yetiştirerek. Gurur duyulası bir tablo.

Sürekliliğini diliyor gönlüm. Hem nitelik hem nicelik de artışını bekliyor yürek. Ve keşke yetişmiş sporcular bırakmasaydı diyor zihnim. Ve buna da şükür diyerek haz duyuyor gurur duyuyor kalbim.

5 Haziran 2016

2015/2016 SEZONU ARDINDAN







Ülke için, spor için, dans için, gençlik ve gelecek için elini taşın altına koymak. Dahası beklentisiz gönüllü olmak. Gönüllü olmak. Mücadeleye, çalışmaya, birlik olmaya gönüllü olmak. Egoları pist dışına bırakabilmek. Sporda başarının sırrı sadece sporcu değil.. O spora gönül veren herkeste, o spor için atan her yürekte. Başarı sadece çalışmakta didinmekle değil, gönlünle de camiada olmakla geliyor. 

Kulüp cezaları ile tatsız başladı sezon. Haklısı, haksızı, yanlışı, eğrisi ayrı tartışma konusu. Ama "Fillerin tepişip çimlerin ezildiği" bir çayırda sporcular mağdur edilemezdi. Edilmedi de.. Başta Ritim ve Life tüm sporculara, kulüplerini sorgusuz açtılar. Bu, birliğin, dansa verilen gönlün, neticesidir. Elele olmanın, birlik olmanın, sporcuyu her türlü oyunun dışında tutabilme gücüdür. Güzelliğidir. Gururudur. Her sporda, her branşta bir birinci olur ama spor tüm katılımcıları ile spordur ve anlamlıdır. İlk üçe giren kulüplerimizin Türkiye dereceleri almış sporcuları olmayabilir ama katılımcı oranları ile dansa verdikleri destek ve katma değer sporun, sporcunun ve spor idarecisinin soluğu ve gücüdür. Sporcu sayısı, kulüp sayısı ve bilinirliği ile bu spor ülkemizde hala emekleme döneminde. Bu kürsüde ki yerimiz beraberliğimizin neticesidir. Antrenörlerimizin yılmaz azmi ve inancıdır. Velilerin sporcuların usanmadan harcadıkları efordur. Son dört sezondur 13. 8. 5. ve nihayet 3. olarak tamamladığımız lig maratonunda sualsiz herkese kapısı açık olabilmenin hazzıdır 



Tüm sezon boyunca Odtü Spor kulübü ile sıralamadaki yerimizi hiç bozmadan tamamladığımız ligde önümüzdeki yıllarda da aynı istikrarı koruyabileceğimizi umuyoruz.

Sezon boyu Avrupa ve Dünya Şampiyonalarına, yıldızlar, gençler ve büyükler branşlarında 2 şer sporcu yollayabilmek büyük adımken, sonuçlar ne olursa olsun giderlerken de dönüşlerinde de daha çok ilgiyi ve kamu bilgilendirmesini hak ettiklerini ama federasyonun  yeterince informasyon yayamadığını düşünüyorum. Dereceleri ne olursa olsun o yarışmalarda olmak büyük başarı ve gurur oysa ki. 


Dünya şampiyonu olma yolundaki sporcularımız Taha Batu Coşar ve   Oleksandra Shanka bu sezon bir basamak daha atlayarak Avrupa 4. olarak sezonu tamamladılar ki muazzam bir başarıdır. 
Sezonun en güzel yanı ise yanlış hatırlamıyorsam 6 yarışmadan 5 nin internet üzerinden canlı yayınlanmasıydı. Seyirci sayısı az olabilir belki ama bence harika bir girişim. Kendi adıma tüm yayınları takip ettim. Yarışmalarda bulunamasamda ekrandan o heyecana ortak olmak çok keyifliydi. Teknolojinin imkanlarının bu kadar arttığı bir dönemde Teknik Kuruldaki gençlerimizin bu girişimi umuyorum sporumuzu daha geniş kitlelere tanıtma yolunda ciddi bir adım olacaktır. 
Metu Open ve Gloria Open bu yılda başarılı organizasyonlarına yenilerini ekleyerek Uluslararası platformda Türkiye'nin yerini ve saygınlığını büyük özverilerle korumaya devam ettiler.

Temmuz, eylül ekim ve aralık 2016 tarihlerinden çeşitli branşlarda Avrupa ve Dünya şampiyonaları var. Sporcularımıza şimdiden başarı diliyoruz. 

Muhtemel ağustos eylül gibi TDSF olağan genel kurulu olacak. Sosyal medyadan takip edebildiğim kadarıyla resmi olmayan ilk başkan adayı Fatih Osmançelebioğlu. Sporumuza katma değer sağlayacak bir yönetimle yeni sezona başlamayı düşlüyoruz. Yeni sezona hazırlıklarda tüm kulüplerimizin yolu açık olsun. 





25 Şubat 2016

LIFE DANCE / SAMET ALYU



TUTKU ! benim için yaşamdaki anahtar sözcüklerden biri. Bizleri hayata ve başarıya Aşkla bağlayan iplerin ortak adı Tutku..
Varolmayı mutlu kılan ve daima ileriye, yaratıcılığa yönlendiren.
Tutkularının peşinden giden ve tutkuları ile yaşayan insanlar sadece kendilerini değil çevrelerindeki çoğu insanın da tutkularına rehber olur, ışık olur. Yaşamı, beceri aşkını, bırakmayan peşinden giden insanlar, benim için daima özel insanlar olmuşlardır.

Samet Alyu ile tanışıklığımız 2008 yılına dayanıyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü son sınıf öğrencisi, dansa sevdalı pırıl bir genç. Aynı antrenör ile çalışmak yollarımızı kesiştirmişti. Aynı antrenörün bizleri üzmesi ve hem Defne ile Boranın hemde Samet ve Zeynebin mağduriyetleri idi bizi kulüp kurmaya iten.. Ne güzel bir süreç yaşadık ki o günlerde üzüldüğümüz, sıkıldığımız için çıkış aradığımız yol, bugün pek çok gence  

yolculuklarında ışık oluyor.



Samet Alyu 2009 / 2010 yıllarında aktif dans sporculuğuna A klasman yarışmacısı iken son verdi. Ama İçindeki Sportif Latin sevdası hiç bitmedi. Psikolog olarak mezun olduğu Üniversitesinde halen "Tanıtım ve Kurumsal ilişkiler Uzmanı" olarak çalışıyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Dans Kulübü ise Samet ile yıllardır büyüyor gelişiyor. Topluluk dansları ile Dans festivalleri düzenliyor, Sportif Latin dans sporcuları yetiştirerek ülkemizde Dans sporunun  yılmaz savaşçılarından biri olmaya devam ediyor. Bugün 15 çifti yarışmacı olarak TDSF bünyesinde. Pek çok gösteri grubu, dansçılar yetiştiriyor. Ve tüm bunları tekbaşına,  sadece tutkusu ile başarıyor. Sakin ve yapıcı kişiliği ile tüm dansçılarının hedeflerini yükselterek olumlu motivasyon kanallarını tercih ederek, Sportif Latin Danslarını sevdiriyor, büyütüyor.

Üniversitesinin federasyonlara kayıtlı tescilli Spor kulübü olmadığından, senelerdir Bilgi Üniversitesi dans kulübü sporcuları Life Dance çatısı altında yarışıyor. Life Dance' ın son üç sezondur ligin üst sıralarında olan derecesine Samet'in ve Dansa sevdalı genç arkadaşlarımızın katkısı büyük. Her ne kadar biz, sanal çatısı olan bir kulüp olsak da bizi biz yapan; kulübümüzü yaşatan ve gelecekte de yaşatacak olan bu tutkulu insanların, vazgeçmeyenlerin, dansa aşık olanların, aynı hedefe kitlenmesidir. Çıkarsız, beklentisiz, karşılıksız , birbirimizi üzmeden ve ihtiyacı olana kapımızı sorgusuz  açmamızdır.

Sezon başı bir araya gelmeyi arzularken fırsat ancak Ankara yarışması öncesine denk geldi. Tüm yarışmacı arkadaşımızla son provaları yapıp hoşça vakit geçirdik. E klastan B klasa 11 faal çiftte, dereceden çok dans etmekten keyif almanın hazzını görmek ayrı keyif...


Bilgi Üniversitesi Danssporu Kulübüne ve Samet Alyu'ya sonsuz teşekkürlerimizle...






Ankara yarışması öncesi son çalışma kareleri 

https://www.facebook.com/LIFE-DANCE-SPOR-Dans-Hayatt%C4%B1r-Hayat-Dans-134966799912654/







17 Aralık 2015

KOÇDANS - TDSF 1.ETAP DANS SPORU YARIŞMASI

ECE GÜLBAŞ - SERBAY ALYU - LIFE DANCE SPORCULARI 

Koç Dans, ülkemizdeki başarılı üniversite dans kulüplerinden biri. Kampüsünün şehre uzaklığı dans hocalarını caydıramıyor. Öğrencilerden ilgi büyük. Step'ten Oryantale, hip hop'tan tangoya çok farklı dans disiplinlerini içinde barındırıyor. 15 yıldır dans festivali düzenleyerek başarılması zor bir sürekliliğe de imza atıyorlar. Geçen yıl ilk kez TDSF Etap yarışmalarından birinin organizasyonluğunu üstlendiler. Bu yıl ikincisini gerçekleştirdiler. Dans sporuna başarılı sporcular yetiştirme yolunda da hızla ilerliyorlar.

Geçen yıl ki yarışma sisli ve çok soğuk bir İstanbul günündeydi. Salonda organizasyon eksikliği fazlaydı. Yarışmacılar, seyirciler, hakemler iç içe ve düzensizdi. Öyle ki 2 saat kadar kalmış ve geri dönmüştük. 

Bu yıl bizi bambaşka ve çok başarılı bir organizasyon karşıladı. Salon düzeni ve disiplini, seyirci yoğunluğu,salonun ısısı, sporcu ısınma alanı, işleyiş hepsi çok iyiydi. Tek sıkıntı pek çok yarışmada başımıza gelen saat sarkmaları oldu. Program yoğun olunca ister istemez sarkmalar oluyor ama bu durum özellikle şehir dışından gelişler için handikap yaratıyor.


Başarılı ve keyifli bir yarışma için tüm Koç Dans ekibini tebrik etmek gerek. Yarışmaya ait gözlemlediğimiz 2 negatif tespitimiz oldu. İlki keyfe keder olan salondaki renkli ışıklandırmalardı. Fotoğraf çekimini zorlaştıran renkli ışık dönüşümleri, belki sadece benim gibi fotoğraf çekeni rahatsız eden ve zorlayan  bir durumdu. Bu denli hareketin olduğu bir pistte seri ve flaşsız çekim yapabilmek için sabit ve güçlü ışık yeterli aslında. İkincisi içinse bence seneye önlem alınmalı. Salondaki ısınma alanı sporcular için şahane olmuş. Ama küçük sporcularımız hem çok hareketli, hem çok heyecanlı. Ailelerinin yanına gidip gelirken, merdivenlerden in çık problem oldu. Halbuki tribün le ısınma alanı arasına yapılacak kurdele koridor bu sıkıntıya güzel bir çözüm olabilirdi. Çocuklarımız bu sporun geleceği. Onları bu sporda kalıcı sporcular haline getirmek için her türlü tedbiri almalıyız :) 

Yarışmaya 18 kulüp 103 çift ile katıldı. 17 çift ile katıldığımız yarışmada 10 çiftimiz klasmanlarında finallere kaldı. 686 puan toplayan kulübümüz ilk yarışma ertesi 3.lüğe yerleşti. Darısı diğer yarışmaalrımızın başına. Sezon başlangıcı güzel oldu. Sonuna dek böyle devam etmesi temennimiz. 

yarışmaya ait fotoğraflar facebook sayfamızda tıkla izle 


ışıkların azizliği kimi ilginç enstatenelere sebep oldu. 


yarışmacılar kadar hatta fazlası yorulan değerli hakemlerimiz 



12 Aralık 2015

LIFE DANCE - Koçdans 1.etap yarışma



Bazen yola çıkarken nereye gideceğini, nereye varacağını bilmez ya insan bizim kulübün durumu da bu yolcu misali. 2009 da Sadece yola çıkmıştı.O günkü antrenörün kulübü yoksa ve  hiçbir kulüple arası da yoksa, veliye 2 çift sporcu için kulüp kurmak düşmüştü.. Atla deve değil ne olacak  7 kurucu 15 de üye bulduk mu yaparız kaydı dernekler masasına, gideriz il spor müdürlüğüne "buyrun bu da bizim kulüp" der, lisans çıkarır mıyız çıkarırız. Nitekim aynen böyle oldu. Genlerde zaten günü kurtarma modu kodlu. Yolculuğun amacı da günü ve açıkta kalan 2 çift sporcuyu kurtarmaktan ibaretti. Yoksa aktif kulüp olalım, işi gücü bırakıp dans salonu açalım, salon tutalım hocalar sporcular olsun dahası üste de para kazanalım.. Hiç biri yoktu o gün,  bugün de yok. 

E nasıl oluyor da life dans gençlik  ve spor kulübü olarak 2015/2016 dans sporu sezonunun ilk yarışması olan Koçdans 1.etap yarışmaya  19 çift ile en çok sporculu kulüp olarak katılıyor. Basit. Sadece iyilik ve insanlara dokunmakla. Beklememekle. Karşılık istememekle oluyor. İstenilen sadece spor kazansın, sadece gençler çocuklar spor yapsın olunca, sonuçta yolcu bir yola giriyor, güzel ve aydınlık bir yolda koşuyor.

Kulübü olmayan olamayan, uğraşmak istemeyen her antrenöre her sporcuya açık olduk her zaman. 85 lisanslı sporcu kaydettik bunca yılda. Gelene "hoşgeldin buyrun lisansınız" dedik gidene "yeni kulübünde başarılar seninle olsun" diye uğurladık.

Ticari beklentisi , hırsları bulunmayan, salonu dahi olmayan gönüllü ve dansa sevdalı antenörleri ile durmadan çalışan çatısı sınırsız gökyüzü, duvarları müzik olan bu kulüp bir şey olmak için çok şey gereklidir düşüncesini yok ederek dans camiasının en sessiz sakin kulübü oldu. 

Hoş bir huzur bu sonuç.2015/2016 sezonunun ilk yarışmasına en çok çiftle katılıyor olmak tabii biraz da yarışmanın İstanbul'da oluşunun tatlı cilvesi. Üstelik 2 çiftimiz yarışmaya katılamadı. Ama TDSF teknik kurulunun  duyurusu, köklü ve eski ve duayen kulüplerden sayıca fazla çiftle yarışma katılımcısı olmak, ne kadar güzel bir iş başardığımızın ne doğru bir yolu tuttuğumuzun tatlı ve gururlu tablosu. 

Yarışmanın sonunda çift sayımız ile başarı ortalamamız aynı olmayacaktır. ama önemli olan hayatta daima katılımcı olmaktır. Seyredenlerden değil seyir edilenlerden olmayı başarabilmektir. Derece değil önemli olan mücadele, tutku ve yaptığından haz almak. 

hep desteğe tam desteğe daima devam edeceğiz. herkes için. Kapımız herkese hep açıktı ve daima da açık kalacak.

11 Eylül 2015

SEZON AÇILIŞI




life dansın gülen yüzleri 

Life Dans Gençlik ve Spor Kulübü  7 yaşına girdi. Dolu dolu 6 yılı bitirdik. Her yıl sporcu sayımızı artırdık. Keyiflendik. Gururlandık. Sevindik. Paylaştık.

Bizim kuruluş vizyonumuzda Olimpiyatların sloganı misali "daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü" felsefesi yanında "daima dans et vazgeçme, hayatında daima dans olsun" görüşü de vardı. Dansın evrensel dili gereğince, kulübe ihtiyacı olan her sporcuya, her antrenöre kapımız hep açıktı. Hala da açık. 


Sporun en cilveli yanı sadece birincilerin hatırlanmasıdır. Elbette birinciler, milli takımlar olacak. Ama bu diğerlerinin sporu bırakması yada küsmesi anlamına gelmiyor. Hedefimiz daima kendimizi aşmak, ilerlemek olmalı. Tüm sporcularımızda ve ailelerinde bunu görmek bizi ayrıca gururlandırıyor. Vazgeçmiyorlar. Dansı bırakmıyorlar. Amaç da bu zaten. Yarışmalar, dereceler araç aslında. Sağlıklı, , özgüveni yüksek, zeki, çevik çocuklarımız gençlerimiz hem okul hayatlarında başarıyı yakalıyor, hem dans sporunda her geçen gün gelişiyorlar. 

Çok faktörlü uğraş dans sporu. Sporcu, partner, aileler, İstanbulun yol ve yaşam şartları, okullar, diğer aktiviteler... Tüm zorlayıcı sebeplere rağmen sporu devam ettirebilmek, kulübü yaşatabilmek pek çok gönüllü gerektiriyor. Sevda olmadan ülkemde sporcu olunmuyor. 

Bu anı madalyalarına yarışma madalyaları eklenecek 

Duruşlarının, bakışlarının, bedenlerinin değiştiğini; yürüyüşlerini, danslarını görmek biteviye mutluluk veriyor. İyi ki kurmuşuz kulübü, iyi ki devam etmişiz diyoruz. 

2015/2016 sezon çalışmaları Ağustosda başladı zaten. Ve hep beraber bu yıl pastamızı kesip yeni sezona iyi dileklerle başladık. Geçmiş yıllardaki istikrarımızı koruyacağımızı ve çok daha iyi dereceler yapacağımızı biliyoruz. 

Çünkü aşkla dans ediyoruz. Çünkü bizim için "hayat dans dans hayat". 

defne ve bora sebeptir kulübün kuruluşuna, ne güzel ne gurur büyüdüklerini ve dansın yaşamlarına kazandıklarını görmek

Life dansın kurucuları, gönüllüleri, sebepleri, sonuçları.... defne,canan,berrin,bora,ayşem 

10 Ağustos 2015

DANS SPORUNDA SON 3 SEZON

Tarih, İstatistiki veriler, aile soy ağaçları, toplumsal gelişim ve daha niceleri; KAYIT altına almakla ve resmileştirmekle kalıcı oluyor malum. Ülke olarak  ne kişisel, ne şirketsel, ne toplumsal tarihi, önemsemeyen kayıt altına almayan mizaçtayız. İstatistik hak getire. Veri tutmuyoruz çünkü.  Toplum olarak bir yanımız çöpçü, olur olmaz herşeyi saklıyoruz. Ama arşivci değiliz. İkisi çok farklı. 

Danssporunda kayıtlı veriler bir nevi federasyonumuzun tarihi aslında. Çok kıymetli verileri 2006 dan beri derleyebilseydik güçlü bir temele ve yakın tarihin hareketine sahip olabilecektik. 

TDSF teknik kurulu başkanı Göktuğ Karacalıoğlu, çok güzel bir rapor yayınlamış son 3 yıla ait. Zaten bildiğimiz, konuşup konuşup semaya saldığımız her türlü söz dizini; rakamsal ve gerçek ve silinmeyecek biçimde karşımızda duruyor. Gönül arsız tabi "keşke önceki senelerde olabilseydi de 9 yıllık kısacık tarihimizde nereden nereye geldiğimizi ayrımsayabilseydik" diye konuşuyor. :)  buna da şükür elbetteki. 

Ve sorunlar gözümüzün önünde flaş etkisi ile patlıyor. Bir var olup, bir yok olan çift sayısı 200 olmuş son 3 senede. Sporcu sağlıyor ve evet sporcu tutamıyoruz. Tablolarda da görüldüğü üzere minikler 1,2 seviyeleri hep önde. Ama sonrası gelemiyor. Ya eğitim sistemindeki çarpıklık itiyor veliyi bu arenadan yada çocuğun ilgi alanı değişiyor. Partner ayrılmaları ise en hüsranı. Emek, zaman, para hep o 10 dk için. Sonra onlarca sebepten biri çiftlerin önünde patlıyor ve puf. Kostümler dolaba, emekler havaya..

Çalışma ve kayıtlar için arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz ve güzel raporlarını okumanızı diliyoruz. 

Bu arada kulübümüzün istikrarlı çizgisinden de bahsetmiş olmaları gururumuzu da okşuyor ne yalan söyliyim.:) 

Yukarıdaki görsel, pek çoğunuzun yakından bildiği, büyük oranda kulüp sporcularının başarısını, daha az bir oranda ise kulübün çift sayısını ödüllendiren kulüp sıralamalarının üç sezonluk bir özeti. Dans Sporu 34, ODTÜ ve Star’ın çizgenin ilk üç sırasını yer edinmiş olması yanında, sezonluk olarak sert iniş ve çıkışlar yaşayan pek çok kulübümüz olduğu da gözden kaçmıyor.  Ancak kanımca bu çizgede kutlanması gereken iki kulüp, üç sezondur istikrarlı çıkışlarını sürdürerek bu sezonu beşinci ve altıncı sırada bitiren Fame ve Life. Onlara ek olarak da geçtiğimiz sezon kurulmasına rağmen hızlı bir tırmanma ile kendine dördüncülükte yer bulan Koç ve sert bir çıkışla dokuzunculuğa tırmanan Diamond da çizgenin dikkat çeken diğer kulüpleri.

GÖKTUĞ KARACALIOĞLU - YAZISI 



http://www.dansmedya.com/kose-yazilari/-dans-sporu-bransi-2012-2015-veri-cozumlemesi-6183.html

3 Haziran 2015

2014 - 2015 SEZON SONU


Hiç farketmiyor, zamanın içinde yitip gidiyorsunuz. 6 yıl olmuş kulübü kuralı. Dün gibi. Kulübün kurulmasına sebep Defne ve Bora çoktan dansı bırakmış lise öğrencisi gençkız delikanlı olup, onlarca sporcuya  sebep olmuşlar. 


Geçen sezon kulüpler sıralamasında 8. olarak tamamlamıştık sezonu. Bu yıl ise 5. bitirdik. 27 kulüp katılımcı olmuş yarışmalara. Harika bir duygu. Üstelik ilk 3 kulüp Türkiye'de dansın adı olan dansın piri kulüpler. Daima birinciliğe oynayan çiftimiz yok denecek kadar az. Milli sporcumuz yok. Hatta kendi kulüp salonumuz bile yok. Antrenörlerimiz, dansçılarımız herşeye ve herkese inat çalışıyorlar. Vazgeçmiyorlar. Hepsiyle gurur duyuyorum. Derece yapmanın bir önemi yok bana göre. Katılımcı olmak önemli. Seyredenlerden değil, seyiredilenlerden olmak amaç. Ve keyif almak danstan ve tabi eğlenmek. 

Bu sezon tüm yarışmalara katılmışız. Türkiye şampiyonasında bulunmuşuz. Her sene yeni sporcular eklemişiz. Dans için, spor için, Türkiye için gerçekten gurur verici, sevindirici. 

Tdsf delegelerimiz  ( ki bu derece ve katılıma rağmen bizim 1 delege hakkımız vardı ) 1 sezonu daha Tolgahan Çinkitaş ile devam etme kararı aldı. Bir sezon diyorum çünkü 2016 son çeyreğinde olağan genel kurul olacak. Daha organize, daha verimli 2015/2016 sezonu geçirmeyi diliyoruz yeni sporcularımızın olması arzusuyla.

Tekrar tüm LIFE DANCE dansçı ve antrenörlerine teşekkürler.

21 Mayıs 2015

TDSF Başkanlığı ve İsmet Müftüoğlu

İsmet Müftüoğlu 
Makamın bir sorumluluğu olduğunu düşünenlerdenim. Kaldı ki makam denilen görev, sorumluluk, idari yapı, pek de kolay elde edilen bir düzey değil. Diyorr ve hemen bu cümleyi çürütüyorum. Çünkü Memleketimde çok uzun yıllardır, emeksiz makam sahipleri mevcut. Özel sektörde, hele ki bazı iş kollarında; o makam için okumanız, okumanız, okumanızz ve çalışmanız, çalışmanız, çalışmanızz gerekir. Kimseye bedavadan makam da, oda da, masa da verilmez. En azından benim gördüğüm, yaşadığım bu 25 yıldır. Ha kamu için aynı şeyi ne yazık ki söyleyemiyoruz.

Neyse mevzuu zaten nasıl makam sahibi olunduğu değil, makamı taşıma hali. Makamın hakkını verme, makama layık olma durumu. Ama önce bunu istemeniz lazım. Görevlere, makamlara, sorumluluklara talip olurken kendimizi tanımamız ve o görevin yapılabilirlik ve yapılamazlıklarını irdelememiz gerekir. Mesela ilkokul 3. sınıfa giden bir çocuk sınıf başkanı seçildiğinde;  ders zili çaldığında haşarılık yapmayacağını, sınıfa öğretmenden sonra girilemeyeceğini, sınıf defterini kaybetmeyeceğini, bilir. Bu yaradılışta değilse zaten göreve talip olmaz. Benim işim değil der, her teneffüs ve dahi ders saatlerini ekstra enerji boşalımı ile geçirir. Kimse de onu zaten başkan olmaya zorlamaz. Gelin görün ilkokul 3.sınıfta gösterilen bu özeleştiri nedense büyüyünce bünyeden uzaklaşıyor. Koltuk mu sıcak geliyorr, makam odası mı ferahh, yoksa etraftaki iltifatçılar mı cazipp bilinmez, herkeste bir makama talep gırla gidiyor. 



Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı 58 ( ellisekiz ) spor federasyonu mevcut. Doğal olarak 58 de başkan. Her başkanın 20 küsur kişiden oluşan yönetim, denetim kurulları ve onlarca insanın görev aldığı diğer sportif kurulları ve yüzlerce ve hatta binlerce lisanslı sporcuları var. Yani pek çok sporcuyu ve spor insanını temsil yetkisi var. Seçilmiş insanlar, elbette çatının altındaki herkesin % 100 birleştiği isimler olamıyor . Kimi azınlığın seçtiği liderler, bazı ülkelerde ülkeleri bile yönetiyor. Akış içinde her şey mümkün. 

Evet herkesi temsil edemeyebilirsiniz ama görev aldığınız, temsil hakkı sorumluluğunuz olan makamdan, 80 milyonluk ülkede  sadece 58 kişi var ise makamınıza uygun tavır içinde olmanız beklenir. En azından ben beklerim. İşin eğlencesini şamatasını bir yana koyarak, toplum içindeki rollerimizin bizi sınırladığının bilincinde olmalıyız. Öğretmenlerin özel hayatlarını eğlencelerini, facebook hesaplarında paylaşmaları devlet yada özel pek çok okulda yasak. Öğrenciniz sizi; denize girerken yada elde sigara poz verirken veyahut meyhanede doğumgünü kutlarken, hamama gittiğinizde ( şaka değil hamamda poz veren insanlar var güzel yurdumda ), pijama altta çekirdek çitlerken; gördüğünde öğretmen olarak saygınlığınızı ve söz dinletebilme oranınızı azaltıyorsunuz. Bu özgürlük yada paylaşımcılık yada benim gizlim saklım yok mevzuu değil. Toplumdaki rolünüzü ve varsa makamınızın gereğini taşıma sorumluluğu. 

Tolgahan Çinkitaş
Bu sorumluğu yok sayan ve bunu rahatlık! özgürlük! neşe! şaka! olarak algılayan bir başkan, sporcularımın, antrenörlerimin, velilerimin ve benim temsilcim olabilir mi diye düşünüyorum. Düşünüyorum. Cevap veriyorum : Olamaz. Beni bu konuda fazla muhafazakar yada ciddi bulabilirsiniz. Yurtiçi ve Yurtdışı temsili olan bir görev için Kendinize ve camianıza karşı kendinizi sorumlu hissetmeyebilirsiniz. Ama sorumlu olduğunuz ve saygılı olmak zorunda olduğunuz bir çatı var ki o da TÜRKİYE CUMHURİYETİ GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI. Bakanlığın kriterimidir, ilgilenir mi, umursar mı, bilemem. Ama ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Cumhuriyet'e bu bağlı makama biraz ciddiyet isterim. İsteme hakkımı ve oy hakkımı kullanırım. 

Beni, kulübümü, sporcularımı yurtiçinde ve dışında temsil edecek, sorunlara çözüm üretecek, duruşuyla, kişiliğiyle herkese eşit olacak, makamın hakkını gerek görev bilinciyle gerek saygınlığı ile verecek  bir başkandır özlediğim. Ve layık gördüğüm  isimdir İsmet Müftüoğlu. 







18 Mart 2015

GLORIA WORLD OPEN 2015

Dünya 2.leri  Charles  Guillaume Schmitt / Elena Salikhova


Ben Gloria World Open'ı yazana dek yarışma bitecek. 2011 de yapılan ilk Gloria Seans Open yarışmasında olmanın hazzı bambaşkaydı. O günün standart ve latin dünya şampiyonlarını izlemiş, 2 günlük dans maratonundan büyük keyif almıştık. Üzerine birde Antalya'nın harika havası Gloria' nın nefis ambiyansı da eklenince bizim minik dansçılarımıza da unutulmaz bir anı olmuştu. Bu yıl çeşitli sebeplerle orada olamayacağız. Ancak Gloria Sport Otelin İstanbuldaki lansmanında gördüğüm spora gönül vermiş Özaltın ailesi, dansa ilgileri, spora yaptıkları yatırım, Türkiye'de sporun her dalı için umut vaat ediyor. 
Katılım muazzam gözüküyor. Dünya sıralamalarının ilk 20 sinden pek çok çift var. Kaldı ki standart dünya 1. si ile latin dünya 2. çiftleri aynı salonda seyredebilecek dansseverler. Türkiye'den katılımda oldukça yüksek. Özellikle Türk dansçıların uluslararası dansçıları seyretmeleri tanışmaları açısından da ülkemizde yapılan bu yarışma cevher adeta. 







Glorıa gerek bu dansa verdiği önem ve yatırım gerekse vizyoner bakışları ile Grand Slam yarışmalarına göz kırpıyorlar. Yılda 6 kez  ( helsinki - wuhan - honkhong - stutgart - moskov - şhangai )şehirlerinde yapılan grand slamlar bir nevi altın lig. katılımcısı da seyircisi de bambaşka bir prestij.

Şimdiden harika bir yarışma olacağı  belli. Özellikle tüm Seans Dans ekibi, başta Alize Altay ve Volkan Aşkun olmak üzere aylardır çalışıyorlar. Herkese keyifli seyirler. 



Dünya standart 1. leri Dmitry Zharkov - Olga Kulikova

16 Şubat 2015

TÜRKİYE ŞAMPİYONASI 2015



TÜRKİYE ŞAMPİYONASI 2015

seda arıgul - erhan kuş             şampiyonlarımız                foto ayşem başoğlu


Milli takımın seçileceği, senede 1 kez yapılan Türkiye Şampiyonası !
Ülke nufusu 70,000,000 civarı. 
Kadın erkek oranı da neredeyse eşit.

60 a yakın federasyon var ülkemizde. 
Uluslarası spor arenasındaki en büyük başarılarımız Güreş, Halter, Voleybol ve Basketbol Federasyonlarına ait. 

Tamam dans ulusal bir spor alanımız değil. Dansı seven bir millet de değiliz. Spor yapmaya da çok meraklı değiliz. Spor yapmak bir yana, bir spor müsabakasını yerinde bile seyretmeye gitmez,veriyorsa TVden bakarız. Bakarız yalnız dikkat ! seyretmek için oyuna, kurallara, spora ilgi, bilgi gerekir. E o da bizde yok.

Ama adı üzerinde Türkiye Şampiyonası. Ağzı da, kulağı da dolduruyor. Peh peh diyorsun Kocaaa Şampiyona.
Kaç çift katıldı ? 
50!
yazıyla ELLİ .. yani 100 sporcu.

fotoğraflar ayşem başoğlu
1 ay önce aynı şampiyona İtalyada yapıldı. 1407 bir daha yazayım 1407 çift !!
fotoğraflar ayşem başoğlu
evet biz İtalya değiliz. Rusya yı hiç yazmıyorum zaten. Nerdeyse 1 hafta sürüyor elemeler, Rusya Şampiyonlarını belirlemek için. 

Ama 50 çift de yürek burkuyor danssever okuyucu. Haksız mıyım?  Nasıl diyorsunuz ya nasıl?? Sadece 50 çift mi Türkiye şampiyonası ve 3 yaş kategorisinde 30 büyükler, 10 gençler,10 yıldızlar....

Devletin resmi sitesinde 8332 lisanslı sporcu gözüküyor. Kaçı salsa, kaçı tango, kaçı sportif latin, belli değil tabi. Ama bu sayının faal olanı çok iyimser bir tahminle % 10'u  geçmez.
spor daima gelişen ve büyüyen bir olgu olmalıdır.

"citius, fortius, altius"

Olimpiyatların resmi sloganı değilmi, daha hızlı, daha güçlü, daha yüksek.
Bizim öksüz dans sporu ise her geçen gün kan kaybediyor. Hergün azalan sporcu sayısı, ayrılan çiftlerin çokluğu, yenilerin umutsuzluğu, acıtıyor da acıtıyor.. 

Ne diyeyim.. Merak eden yok mu ? Neden bu spor genişlemiyor, etkinleşmiyor ve sürdürülebilirliği sağlanamıyor ? Bunu bir ben mi sorun olarak algılıyorum. Anlaşılmaz. Belki şunu diyeceksiniz "bu life dance da hep bardağın boş tarafının peşinde" 

Ruhumuz muhalif, yüreğimiz sporsever.. 


https://www.facebook.com/pages/LIFE-DANCE-SPOR-Dans-Hayatt%C4%B1r-Hayat-Dans/134966799912654
fotoğraflar ayşem başoğlu
fotoğraflar ayşem başoğlu
fotoğraflar ayşem başoğlu

13 Ocak 2015

ERSİN UYSAL


"Dans bir spordur. Dansın spor olmadığını iddia edenlere karşı savaş veriyorum!" - Ersin Uysal


2007 ERSİN UYSAL İLK YARIŞMA FOTO AB
 

Uzun zamandır rahmetli Ersin Uysal'ı bir vesile ile anmak istiyordum. Vefatının 7. yıldönümüneymiş nasip. 

2006 Eylülünde büyük kızım sportif latin dansa başlamıştı ama ben neye başladığını bilmiyordum. 2007 mart ayında ilk yarışmamıza katılacağımızı söylediğinde antrenörümüzün yüzüne soru soru bakmıştım. Ne yarışması biz onu dans etmeye yollamıştık. Yarışmalı bir dans olduğunu bilmiyorduk. Apar topar İngiltere'den ayakkabı getirttik. Kostüm diktirdik. Partneri olduğunu dahi bu yarışma vesilesi ile öğrenmiştim. "Pek bi ilgisiz anne" demeyin şimdi. O yıllar 2. çocuğumun minikliği ve benim sağlık sıkıntılarım bu olaydan uzak tutmuştu beni. Ama gördüğünüz üzre, açığı kapatıp bugün 60 kişiye lisans çıkartmış bir kulüp olduk. 

18 mart 2007 Ankara - Sheraton Otel Balo salonu  Ersin Uysal Dans yarışması. 

Bahçeşehir belediyesinin (  ki o zaman Bahçeşehir belde belediyesi idi ve belediyenin spor salonunda çalışıyorduk. ) desteği ile 3 çift çocuk dansçımız ve onların maaile şeklindeki aileleri ile bir midibüse doluşup çıktık yola. Sadece biz değil takım elbiseler, şık hanım elbiseleri, dansçı kostümleri ve benim kol değneklerim de bizimleydi. 2 ay önce ortopedik ameliyat geçirmiş değneklerimle de olsa kızımın bu ilk yarışmasını seyredeyim demiştim. Değnekler sayesinde arka beşliyi de kapmıştım. 

2007 ERSİN UYSAL İLK YARIŞMA FOTO AB
2007 ERSİN UYSAL İLK YARIŞMA FOTO AB


O gün benim için bir dönüm noktasıymış. Sonra anladım. İlk kez bir sportif latin dans yarışması seyrediyordum. Daha önce tv de standart salon yarışmalarını izlemiştik ama latinle ilk kez karşılaşıyordum. Tüm veliler takımlarımızı giydik otelde. Salona girdiğim anı, dansçıları, dev ekranlara verilen görüntüleri, müziği ve inanılmaz kalabalığı büyülenmişcesine seyrettim. 

Değnekler beni kısıtladı o gün. Fotoğraf çekemedim, pist kenarından izleyemedim. Ama dedim ya dev ekranlar vardı. Kızımın performansına ayrı şaşırdım. Sanki ilk değil, üçüncü beşinci yarışmaya çıkıyordu o kadar rahat, o kadar kendinden emindi. 

O gün ilk kez adını duyduğum Ersin Uysal ın ne müthiş bir insan, ne müthiş bir sporcu ve gazeteci olduğunu senelerce dinledim eşden dosttan. O gün o yarışmayı organize eden Sevgili Gazi ve Sevgili Erdem ile sonraları nasıl tanışıp beraber mücaledeciler safında yer alacağımı o gün bilemezdik. O güne dair tek üzüntüm Kızımın o gün aldığı ilk madalyasını, okulda kaybetmiş olmasıdır. 

2010 yılında Uğur Tenekecioğlu' ndan dinledim Ersin Uysal'ı. Hayranlığım ve erken bizleri terk edişine isyanım, hüznümle karıştı. Uğur beyin ağzından Ersin hocayı dinlemek bambaşkaydı. 

Kızımın ilk lisansı Türkiye Cimnastik Federasyonundandır. Ersin hocanın Cimnastik federasyonunda açtığı dans bölümü sayesinde ben bugün bu bloğu yazıyorum siz okuyorsunuz. 

Hepimiz ona borçluyuz. Daha kaliteli, donanımlı ve kalabalık bir dans camiasını var etmeğe, yaşatmaya ve geliştirmeye Ersin hoca için devam etmeliyiz. 

Ruhu Şad olsun. 

2007 ERSİN UYSAL İLK YARIŞMA FOTO AB













Erdem Özkan'ın 2007 de yarışma ertesi kritikleri ve 

2015 13 ocak face paylaşımı 

Her sene bu gün aynı şeyi yazıyorum.
Bıkmadan da yazacağım...
Dansın sportif tarafıyla yeni tanışan genç arkadaşlarımız bilmezler.
Öğrenmeleri için bir başlangıç olsun bu anlamlı gün.

Dansı ister hayatınızın vazgeçilmez bir parçası olarak görün, ister öylesine bir eğlence. Keyif aldığınız bu sporu bugün yarışmalarda icra ediyorsanız, işte bu adam sayesindedir.
Dansın gelişiminde ve bugünlere gelmesinde Ismet Muftuoglu,gibi Gazi Umdu gibi,dönemin ODTÜ, YTU, Boğaziçi Eşli Danslar Toplulukları gibi birçok ismin emeği vardır. Ersin Uysal bu emeklere anlam katarak, Türkiye'de dansı gerçek anlamda spor haline getiren, resmiyet kazanmasını sağlayan isimdir.
Ersin Uysal gerçek bir spor adamıdır. Dans camiası içerisinde onu tanıma ve onunla birlikte çalışma fırsatı bulan şanslı bir azınlığız. Ersin Uysal'ı değerlerini, görüşlerini ve bizlere kattıklarını asla unutmayacağız.